Posted in

B2 Tüm İngilizce Gramer Konuları (Intermediate Grammar Guide)

Bu içerik, İngilizce B2 seviyesinde yer alan grammar konularını genel hatlarıyla özetlemek amacıyla hazırlanmıştır. Tense yapıları, modal verbs, conditionals, passive voice, reported speech, clauses, gerunds & infinitives, comparisons, prepositions, phrasal verbs, collocations, word formation, linking words, formal-informal language, hedging, functional language, writing skills ve paraphrasing gibi temel başlıkları kapsamaktadır. Amaç, bu konuların detaylarına girmeden genel bir bakış sunmak ve öğrenme sürecine hızlı bir özet sağlamaktır. Bu metin hazırlanırken yapay zekâ destekli içerik üretim araçlarından faydalanılmıştır.

📘 Tense & Aspect (Zamanlar)

İngilizcede zamanlar sadece “ne zaman?” sorusuna cevap vermez; aynı zamanda bir eylemin süreci mi, sonucu mu, yoksa tamamlanmış hali mi önemli onu da anlatır. Bu yüzden “tense” (zaman) ve “aspect” (görünüş) birlikte düşünülmelidir.


📊 Temel Zaman ve Aspect Yapıları

ZamanYapıKullanımÖrnek (EN)Türkçesi
Present Perfecthave/has + V3Geçmişte oldu ama sonucu önemliI have finished my work.İşimi bitirdim.
Present Perfect Continuoushave/has been + V-ingSüre vurgusuI have been working for 2 hours.2 saattir çalışıyorum.
Past Perfecthad + V3Geçmişte daha önce olanI had left before he arrived.O gelmeden önce gitmiştim.
Past Perfect Continuoushad been + V-ingGeçmişte devam eden süreçI had been studying before the exam.Sınavdan önce ders çalışıyordum.
Future Continuouswill be + V-ingGelecekte belirli anda devam edenI will be working at 8 PM.Saat 8’de çalışıyor olacağım.
Future Perfectwill have + V3Gelecekte tamamlanmış olacakI will have finished by tomorrow.Yarın bitirmiş olacağım.
Future Perfect Continuouswill have been + V-ingGelecekte süre vurgusuI will have been working for 5 hours.5 saattir çalışıyor olacağım.

🧠 Nasıl Düşünmelisin?

  • Eğer sonuç önemliysePerfect
  • Eğer süreç önemliyseContinuous
  • Eğer ikisi birlikteysePerfect Continuous

🎯 Kısa Karşılaştırma

  • I worked → Çalıştım (sadece oldu)
  • I have worked → Çalıştım (sonucu önemli)
  • I have been working → Çalışıyorum / Çalışmaktayım (süre önemli)

📘 Modals (Modal Verbs)

Modal fiiller, İngilizcede yeteneği, zorunluluğu, ihtimali, tavsiyeyi ve izin verme/durma gibi durumları ifade etmek için kullanılır. Normal fiiller gibi çekimlenmezler ve her zaman ana fiille birlikte gelirler.

Genel yapı:
Modal + V1 (yalın fiil)


📊 Modal Verbs Tablosu

ModalAnlamKullanımÖrnek (EN)Türkçesi
canyapabilmek (yetenek / izin)fiziksel veya zihinsel yetenekI can swim.Yüzebilirim.
couldyapabilmek (geçmiş / daha kibar)geçmiş yetenek veya kibar istekI could help you.Sana yardım edebilirim / yardım edebilirdim.
mayihtimal / izinresmi izin veya olasılıkIt may rain.Yağmur yağabilir.
mightdüşük ihtimalbelirsiz olasılıkHe might come.Gelebilir (ama emin değiliz).
mustzorunlulukgüçlü gereklilik / kesinlikYou must study.Ders çalışmalısın.
mustn’tyasakkesinlikle yapılmaması gerekenYou mustn’t smoke here.Burada sigara içmemelisin.
shouldtavsiyeöneri / doğru olan şeyYou should sleep early.Erken uyumalısın.
ought totavsiye (daha resmi)ahlaki öneriYou ought to apologize.Özür dilemelisin.
willgelecek / kesinlikgelecekte olacak durumI will go.Gideceğim.
wouldkibar istek / hayali durumnazik konuşma / koşulI would like tea.Çay isterim.

🧠 Nasıl Düşünmelisin?

  • Can / Could → yetenek & kibar istek
  • Must / Should → zorunluluk & tavsiye
  • May / Might → ihtimal
  • Will / Would → gelecek & kibar/hayali durum

🎯 Kısa Karşılaştırma

  • I can drive. → Arabayı sürebilirim (yetenek)
  • I should drive. → Sürmeliyim (tavsiye)
  • I must drive. → Sürmek zorundayım (zorunluluk)
  • I might drive. → Sürebilirim (belki)

📘 Conditionals (Koşul Cümleleri)

Koşul cümleleri, bir olayın başka bir şarta bağlı olarak gerçekleşmesini anlatır. Genelde “if” (eğer) ile kurulur.

Temel mantık:
👉 If + şart → sonuç


📊 Conditionals Tablosu

TipYapıKullanımÖrnek (EN)Türkçesi
Zero ConditionalIf + V1, V1Genel doğrular / bilimsel gerçeklerIf you heat water, it boils.Suyu ısıtırsan kaynar.
First ConditionalIf + V1, will + V1Gerçek ve mümkün gelecek durumIf it rains, I will stay home.Yağmur yağarsa evde kalacağım.
Second ConditionalIf + V2, would + V1Gerçek olmayan / hayali durumIf I were rich, I would travel.Zengin olsam seyahat ederdim.
Third ConditionalIf + had + V3, would have + V3Geçmişte değiştirilemeyen durumlarIf I had studied, I would have passed.Ders çalışsaydım geçerdim.
Mixed ConditionalKarışık yapıGeçmiş + şimdi etkisiIf I had studied, I would be successful now.Çalışsaydım şimdi başarılı olurdum.

🧠 Nasıl Düşünmelisin?

  • 0 Type → Her zaman doğru (bilimsel gerçek)
  • 1 Type → Gerçek ve olası gelecek
  • 2 Type → Hayali / şu an gerçek olmayan
  • 3 Type → Geçmişte değişmeyen durum
  • Mixed → Geçmiş + şimdiki sonuç

🎯 Kısa Karşılaştırma

  • If I study, I pass. → Çalışırsam geçerim (gerçek)
  • If I studied, I would pass. → Çalışsam geçerdim (hayal)
  • If I had studied, I would have passed. → Çalışsaydım geçmiştim (geçmiş)

⚡ Mini Mantık

  • Present → Present / Future
  • Past → Imaginary
  • Past Perfect → Geçmişin pişmanlığı

📘 Passive & Causative Structures

İngilizcede cümleler sadece “kim yaptı?” şeklinde kurulmaz. Bazen işi kimin yaptığı değil, işin kendisi daha önemlidir. İşte bu durumda passive (edilgen) ve causative (ettirgen) yapılar kullanılır.


📊 Passive Voice (Edilgen Yapı)

👉 Yapı: be + V3

ZamanYapıKullanımÖrnek (EN)Türkçesi
Present Passiveam/is/are + V3Şu anda yapılan işlerThe letter is written.Mektup yazılıyor / yazılır.
Past Passivewas/were + V3Geçmişte yapılan işlerThe car was repaired.Araba tamir edildi.
Future Passivewill be + V3Gelecekte yapılacak işlerThe work will be done.İş yapılacak.
Present Perfect Passivehas/have been + V3Sonucu önemli geçmişThe house has been built.Ev inşa edildi.
Modals Passivemodal + be + V3Zorunluluk / ihtimalIt must be finished.Bitirilmek zorunda.

🧠 Passive Mantığı

  • Active: John wrote the letter. (John mektubu yazdı)
  • Passive: The letter was written by John. (Mektup John tarafından yazıldı)

👉 Önemli olan “John” değil “letter” olur.


📊 Causative Structures (Ettirgen Yapı)

👉 Bir işi kendin yapmazsın, başkasına yaptırırsın.

YapıKullanımÖrnek (EN)Türkçesi
have + object + V3Birine iş yaptırmakI had my car washed.Arabamı yıkattım.
get + object + V3Daha konuşma diliI got my hair cut.Saçımı kestirdim.
have + object + V1Birine bir şey yaptırmakI had him fix it.Ona tamir ettirdim.

🧠 Causative Mantığı

  • Sen yapmazsın → başkasına yaptırırsın
  • “Yapmak” değil → organize etmek

🎯 Kısa Karşılaştırma

TürCümleAnlam
ActiveI washed my car.Arabayı ben yıkadım
PassiveMy car was washed.Araba yıkandı
CausativeI had my car washed.Arabayı yıkattım

⚡ Mini Özet

  • Passive → İş önemli, yapan kişi önemli değil
  • Causative → İşi sen yaptırıyorsun
  • be + V3 → Passive temel kural
  • have/get + V3 → Causative yapı

📘 Reported Speech (Dolaylı Anlatım)

Reported Speech, bir kişinin söylediği şeyi aynı şekilde değil, dolaylı olarak aktarmak için kullanılır. Yani “ne dedi?” sorusunu kendi cümlemizle anlatırız.

👉 Direkt cümle (Direct Speech): “She said: I am tired.”
👉 Dolaylı cümle (Reported Speech): She said that she was tired.


📊 Tense Değişimleri Tablosu

Direct SpeechReported SpeechÖrnek (EN)Türkçesi
Present SimplePast SimpleHe said, “I work.” → He said he worked.O çalıştığını söyledi.
Present ContinuousPast ContinuousShe said, “I am working.” → She said she was working.Çalıştığını söyledi.
Past SimplePast PerfectHe said, “I went.” → He said he had gone.Gittiğini söyledi.
Present PerfectPast PerfectShe said, “I have finished.” → She said she had finished.Bitirdiğini söyledi.
WillWouldHe said, “I will go.” → He said he would go.Gideceğini söyledi.
CanCouldShe said, “I can swim.” → She said she could swim.Yüzebildiğini söyledi.
MustHad toHe said, “I must leave.” → He said he had to leave.Gitmek zorunda olduğunu söyledi.

🧠 Zamir ve Zaman Mantığı

  • Zaman genelde bir adım geri gider
    • Present → Past
    • Past → Past Perfect
  • Zamirler değişir:
    • I → he/she
    • my → his/her
    • we → they

📊 Soru Cümleleri (Questions)

DirectReportedÖrnek
“Where do you live?”He asked where I lived.Nerede yaşadığımı sordu.
“Are you ready?”She asked if I was ready.Hazır olup olmadığımı sordu.

👉 Kurallar:

  • Yes/No soruları → if / whether
  • WH soruları → aynı soru kelimesi

📊 Emir Cümleleri (Commands)

DirectReportedÖrnek
“Sit down!”He told me to sit down.Oturmamı söyledi.
“Don’t go!”She told me not to go.Gitmememi söyledi.

👉 Yapı:

  • tell + object + to V1
  • tell + object + not to V1

🎯 Kısa Özet

  • Tense geri gider
  • Zamirler değişir
  • Sorular → if / wh-word
  • Emirler → to / not to

⚡ Mini Karşılaştırma

  • Direct: “I am happy.”
  • Reported: He said he was happy.
  • Direct: “I will go.”
  • Reported: He said he would go.

📘 Clauses (Relative, Noun, Adverbial Clauses)

Clauses, İngilizcede cümle içinde anlamı genişleten veya açıklayan yan cümlelerdir. Tek başına cümle olabilirler ya da ana cümleyi tamamlarlar.

Genel mantık:
👉 Main clause (ana cümle) + clause (yan cümle)


📊 Relative Clauses (Sıfat Cümlecikleri)

👉 Bir ismi açıklar (kim? hangi? ne tür?)

YapıKullanımÖrnek (EN)Türkçesi
whoinsan içinThe man who is here is my friend.Buradaki adam benim arkadaşım.
whichcansız şeylerThe book which I read is good.Okuduğum kitap iyidir.
thatgenel kullanımThe car that I bought is new.Aldığım araba yeni.
whereyerThe city where I live is big.Yaşadığım şehir büyüktür.
whosesahiplikThe man whose car is red is rich.Arabası kırmızı olan adam zengindir.

🧠 Relative Mantığı

  • İsmi detaylandırır
  • Cümleyi uzatır ama anlamı netleştirir

👉 The man is my friend. (Adam arkadaşım)
👉 The man who lives next door is my friend. (Yan kapıda yaşayan adam arkadaşım)


📊 Noun Clauses (İsim Cümlecikleri)

👉 Cümlede özne, nesne veya tamamlayıcı gibi davranır

YapıKullanımÖrnek (EN)Türkçesi
thatbilgi cümlesiI think that he is right.Onun haklı olduğunu düşünüyorum.
if / whethersoru anlamıI don’t know if he is here.Onun burada olup olmadığını bilmiyorum.
wh- wordssoru kelimeleriI know what he wants.Ne istediğini biliyorum.

🧠 Noun Clause Mantığı

  • “Ne?” sorusuna cevap verir
  • Cümlede isim gibi davranır

👉 What he said is true.
(Onun söylediği şey doğrudur.)


📊 Adverbial Clauses (Zarf Cümlecikleri)

👉 Zaman, neden, şart, amaç gibi durumları açıklar

TürBağlaçÖrnek (EN)Türkçesi
Timewhen / while / before / afterI called him when I arrived.Geldiğimde onu aradım.
Causebecause / sinceI stayed home because it rained.Yağmur yağdığı için evde kaldım.
Conditionif / unlessIf you study, you will pass.Çalışırsan geçersin.
Contrastalthough / even thoughAlthough he is tired, he works.Yorgun olmasına rağmen çalışır.
Purposeso that / in order toI study so that I can pass.Geçmek için çalışıyorum.

🧠 Adverbial Mantığı

  • Ne zaman?
  • Neden?
  • Nasıl?
  • Hangi şartta?

👉 Cümleye “durum bilgisi” ekler


🎯 Kısa Karşılaştırma

TürGöreviÖrnek
Relativeisim açıklarThe man who came…
Nounisim gibi davranırI know what he said
Adverbialdurum açıklarI went because I was tired

⚡ Mini Özet

  • Relative → isim tanımlar
  • Noun → isim gibi kullanılır
  • Adverbial → zaman / neden / şart açıklar

📘 Advanced Structures

İngilizcede advanced yapılar, cümleyi sadece doğru kurmak için değil, vurgu yapmak, daha doğal konuşmak ve daha akademik ifade kurmak için kullanılır.


📊 1. Inversion (Ters Cümle Yapısı)

👉 Normal kelime dizilimi ters çevrilir (özellikle vurgu için)

YapıKullanımÖrnek (EN)Türkçesi
Never / Rarely / Seldom + yardımcı + öznevurguNever have I seen such a thing.Böyle bir şey hiç görmedim.
Not only + yardımcı + özne + fiilvurguNot only did he come, but he also helped.Sadece gelmedi, aynı zamanda yardım etti.
So + sıfat + yardımcı + öznevurguSo tired was I that I slept.O kadar yorgundum ki uyudum.

🧠 Mantık:
👉 Normal: I have never seen this
👉 Inversion: Never have I seen this


📊 2. Cleft Sentences (Parçalama / Vurgulama)

👉 Cümlenin önemli kısmını öne çıkarır

YapıKullanımÖrnek (EN)Türkçesi
It is/was + … + thatvurguIt was John who called me.Beni arayan John’du.
What + clause + bevurguWhat I need is sleep.İhtiyacım olan şey uyku.

🧠 Mantık:

  • “Kim / ne önemliyse onu öne çıkar”

📊 3. Participle Clauses (İndirgenmiş Cümleler)

👉 Cümleleri kısaltır, daha akıcı yapar

YapıKullanımÖrnek (EN)Türkçesi
Having + V3önce olmuş eylemHaving finished work, I left.İşimi bitirip çıktım.
V-ingaynı anda olanWalking in the park, I saw him.Parkta yürürken onu gördüm.
V3edilgen kısaltmaWritten in 1990, the book is old.1990’da yazılan kitap eskidir.

🧠 Mantık:
👉 Uzun cümleyi kısa ve profesyonel yapar


📊 4. Unreal Past (Gerçek Olmayan Geçmiş)

👉 Gerçek olmayan durumlar (hayal / pişmanlık)

YapıKullanımÖrnek (EN)Türkçesi
wish + past simpleşu an farklı olmasını isterI wish I knew English.Keşke İngilizce bilseydim.
wish + past perfectgeçmiş pişmanlıkI wish I had studied.Keşke çalışsaydım.
if only + past formsgüçlü dilekIf only I were rich.Keşke zengin olsam.

🧠 Mantık:

  • Past Simple → şu an hayal
  • Past Perfect → geçmiş pişmanlık

📊 5. Emphasis (Vurgu Yapıları)

👉 Cümlede önemli kısmı öne çıkarır

YapıKullanımÖrnek (EN)Türkçesi
do/does/did + V1vurguI do like this movie.Bu filmi gerçekten seviyorum.
what / all / the thing isaçıklamaWhat I want is peace.İstediğim şey huzur.
it + be + thatodakIt is money that matters.Önemli olan paradır.

🧠 Mantık:
👉 Normal cümleye “duygusal güç” ekler


🎯 Kısa Karşılaştırma

YapıAmaç
Inversiongüçlü vurgu / edebi yapı
Cleftbilgi parçalama ve odak
Participlecümle kısaltma
Unreal Pasthayal / pişmanlık
Emphasisduygusal vurgu

⚡ Mini Özet

  • Inversion → kelime sırası değişir
  • Cleft → önemli bilgi öne çıkar
  • Participle → cümle kısalır
  • Unreal Past → gerçek olmayan durum
  • Emphasis → vurgu güçlenir

📘 Gerunds & Infinitives

İngilizcede fiillerden sonra gelen yapılar her zaman “-ing mi gelir, to + V1 mi gelir?” sorusunu doğurur. İşte bu konu Gerund (V-ing) ve Infinitive (to + V1) farkını anlatır.


📊 1. Gerund (V-ing)

👉 Fiil + -ing → isim gibi kullanılır

YapıKullanımÖrnek (EN)Türkçesi
Verb + V-inggenel alışkanlık / isim gibiI enjoy swimming.Yüzmekten hoşlanırım.
After prepositionsedat sonrasıI am good at cooking.Yemek yapmada iyiyim.
Subject positionözne olarakSmoking is bad.Sigara içmek kötüdür.
After some verbsbazı fiillerI avoid driving at night.Geceleri araba kullanmaktan kaçınırım.

🧠 Mantık:
👉 “-ing = şey / aktivite”


📊 2. Infinitive (to + V1)

👉 “to” + fiil → amaç, gelecek niyet

YapıKullanımÖrnek (EN)Türkçesi
Verb + to V1amaç / niyetI want to learn English.İngilizce öğrenmek istiyorum.
After adjectivessıfat sonrasıIt is easy to learn.Öğrenmek kolaydır.
After some verbsbazı fiillerI decided to go.Gitmeye karar verdim.
PurposeamaçI study to pass the exam.Sınavı geçmek için çalışıyorum.

🧠 Mantık:
👉 “to = amaç / gelecek yönelim”


📊 3. Gerund vs Infinitive (Karşılaştırma)

FiilGerundInfinitiveAnlam farkı
stopI stopped smokingI stopped to smokeSigara içmeyi bıraktım / sigara içmek için durdum
rememberI remember meeting himI remembered to call himOnunla tanışmayı hatırlıyorum / aramayı unutmadım
tryI tried learning EnglishI tried to learn EnglishDenedim (süreç) / denedim (amaç)

📊 4. En Çok Kullanılan Fiiller

🔹 Gerund alan fiiller:

  • enjoy → hoşlanmak
  • avoid → kaçınmak
  • finish → bitirmek
  • mind → umursamak
  • consider → düşünmek

👉 I enjoy playing football.
(Futbol oynamaktan hoşlanırım)


🔹 Infinitive alan fiiller:

  • want → istemek
  • decide → karar vermek
  • plan → planlamak
  • hope → umut etmek
  • need → ihtiyaç duymak

👉 I want to travel.
(Seyahat etmek istiyorum)


🎯 Kısa Mantık

  • Gerund (-ing) → aktivite / alışkanlık / isim gibi
  • Infinitive (to + V1) → amaç / niyet / gelecek

⚡ Mini Özet

  • I enjoy swimming → yüzmekten hoşlanırım
  • I want to swim → yüzmek istiyorum
  • Smoking is bad → sigara içmek kötüdür
  • To swim is fun → yüzmek eğlencelidir

📘 Comparisons (Karşılaştırmalar)

İngilizcede karşılaştırma yaparken iki veya daha fazla şeyi benzerlik, üstünlük veya en üstünlük açısından kıyaslarız. Bu yapı özellikle sıfat ve zarflarla kullanılır.


📊 1. Positive Degree (Normal Hali)

👉 Karşılaştırma yok, sadece özellik

YapıKullanımÖrnek (EN)Türkçesi
as + adjective + aseşitlikShe is as tall as me.O benim kadar uzun.
not as + adjective + aseşit değilHe is not as fast as me.O benim kadar hızlı değil.

🧠 Mantık:
👉 “eşitlik” veya “karşılaştırmasız durum”


📊 2. Comparative (Daha …)

👉 İki şey arasında karşılaştırma

YapıKullanımÖrnek (EN)Türkçesi
adj + er + thankısa sıfatlarHe is taller than me.O benden daha uzun.
more + adj + thanuzun sıfatlarThis book is more interesting than that one.Bu kitap ondan daha ilginç.
less + adj + thandaha azThis job is less difficult than that.Bu iş ondan daha az zor.

🧠 Mantık:
👉 “-er / more = daha fazla özellik”


📊 3. Superlative (En …)

👉 Bir grup içindeki en üst seviye

YapıKullanımÖrnek (EN)Türkçesi
the + adj + estkısa sıfatlarHe is the fastest.O en hızlıdır.
the most + adjuzun sıfatlarShe is the most intelligent.O en zekidir.
the least + adjen azThis is the least expensive.Bu en az pahalıdır.

🧠 Mantık:
👉 “the = en üstün”


📊 4. Irregular Adjectives (Düzensizler)

NormalComparativeSuperlativeTürkçesi
goodbetterthe bestiyi / daha iyi / en iyi
badworsethe worstkötü / daha kötü / en kötü
farfarther / furtherthe farthest / the furthestuzak / daha uzak / en uzak

📊 5. Special Comparisons

YapıKullanımÖrnek (EN)Türkçesi
the + comparative, the + comparativeartan ilişkiThe more you study, the better you get.Ne kadar çok çalışırsan o kadar iyi olursun.
comparative and comparativegiderek artışIt is getting colder and colder.Hava giderek daha soğuk oluyor.

🎯 Kısa Mantık

  • as…as → eşitlik
  • -er / more → karşılaştırma
  • the most / -est → en üstün
  • less → daha az

⚡ Mini Özet

  • He is as tall as me. → benim kadar uzun
  • He is taller than me. → benden uzun
  • He is the tallest. → en uzun

📘 Nouns, Articles & Determiners

İngilizcede cümle kurarken isimleri (nouns) doğru kullanmak, onların önüne gelen article (a/an/the) ve determiners (some, many, this, my vb.) ile anlamı netleştirmek çok önemlidir.


📊 1. Nouns (İsimler)

👉 Kişi, yer, şey, fikir isimleridir.

TürAçıklamaÖrnek (EN)Türkçesi
Common Noungenel isimbook, citykitap, şehir
Proper Nounözel isimLondon, AliLondra, Ali
Countablesayılabilirapple, carelma, araba
Uncountablesayılamazwater, moneysu, para
Abstractsoyutlove, happinessaşk, mutluluk

🧠 Mantık:
👉 “isim = varlık veya kavram”


📊 2. Articles (a / an / the)

👉 İsimlerin önüne gelir ve “belirlilik / belirsizlik” ifade eder

ArticleKullanımÖrnek (EN)Türkçesi
atekil, belirsiz, sessiz harfa bookbir kitap
antekil, belirsiz, sesli harfan applebir elma
thebelirli / bilinenthe booko kitap

🧠 Article Mantığı

  • a/an → ilk kez duyulan şey
  • the → bilinen / özel şey

👉 I saw a car. (Bir araba gördüm)
👉 The car was red. (O araba kırmızıydı)


📊 3. Determiners (Belirteçler)

👉 İsim hakkında “miktar, sahiplik, gösterme” bilgisi verir


🔹 Quantity (Miktar)

DeterminerKullanımÖrnek (EN)Türkçesi
somebazı / birazI have some water.Biraz suyum var.
anyhiç / herhangiDo you have any money?Hiç paran var mı?
manyçok (sayılabilir)many booksçok kitap
muchçok (sayılamaz)much waterçok su
fewaz (olumsuz)few peopleaz insan
a fewbirkaça few friendsbirkaç arkadaş

🔹 Demonstratives (Gösterme)

DeterminerKullanımÖrnek (EN)Türkçesi
thistekil yakınthis bookbu kitap
thattekil uzakthat caro araba
theseçoğul yakınthese booksbu kitaplar
thoseçoğul uzakthose carso arabalar

🔹 Possessives (Sahiplik)

DeterminerÖrnekTürkçesi
mymy carbenim arabam
youryour booksenin kitabın
his/herher/his houseonun evi
ourour homebizim evimiz
theirtheir houseonların evi

🎯 Kısa Mantık

  • Noun → isim
  • Article → belli mi belirsiz mi
  • Determiner → miktar / sahiplik / gösterme

⚡ Mini Özet

  • a car → bir araba
  • the car → o araba
  • some water → biraz su
  • many books → çok kitap
  • this book → bu kitap
  • my book → benim kitabım

📘 Adjectives & Adverbs (Sıfatlar & Zarflar)

İngilizcede adjectives (sıfatlar) isimleri, adverbs (zarflar) ise fiilleri, sıfatları veya başka zarfları açıklar. En büyük fark:
👉 Sıfat = ne?
👉 Zarf = nasıl?


📊 1. Adjectives (Sıfatlar)

👉 İsimleri nitelendirir (nasıl biri / nasıl bir şey?)

TürKullanımÖrnek (EN)Türkçesi
Qualityözellika big housebüyük bir ev
Opinionfikira beautiful cargüzel bir araba
Sizeboyuta small catküçük bir kedi
Colorrenka red applekırmızı elma
Shapeşekila round tableyuvarlak masa

🧠 Mantık:
👉 “isimden önce gelir, isim hakkında bilgi verir”


📊 2. Adverbs (Zarflar)

👉 Fiilleri, sıfatları veya başka zarfları açıklar

TürKullanımÖrnek (EN)Türkçesi
Mannernasıl?He runs quickly.Hızlı koşar.
Timene zaman?I will go tomorrow.Yarın gideceğim.
Placenerede?She is here.O burada.
Frequencyne sıklıkta?I always study.Her zaman çalışırım.
Degreene kadar?very goodçok iyi

📊 3. Adjective vs Adverb Farkı

CümleAçıklamaTürkçesi
He is a quick runner.adjective (isim)O hızlı bir koşucudur.
He runs quickly.adverb (fiil)O hızlı koşar.

🧠 Mantık:
👉 adjective = isim
👉 adverb = hareket


📊 4. -ly Kuralı

👉 Çoğu zarf sıfata -ly eklenerek oluşur

AdjectiveAdverbTürkçesi
quickquicklyhızlı → hızlıca
slowslowlyyavaş → yavaşça
carefulcarefullydikkatli → dikkatlice

❗ Ama istisnalar:

  • good → well
  • fast → fast
  • hard → hard

📊 5. Derece Zarfları (Intensifiers)

ZarfKullanımÖrnekTürkçesi
veryçokvery goodçok iyi
toofazlatoo fastçok hızlı (fazla)
enoughyeterligood enoughyeterince iyi
quiteoldukçaquite easyoldukça kolay

🎯 Kısa Mantık

  • Adjective → isim açıklar
  • Adverb → fiil açıklar
  • -ly → çoğu zarf yapar

⚡ Mini Özet

  • a fast car → hızlı araba (sıfat)
  • He runs fast → hızlı koşar (zarf)
  • She is very smart → çok akıllı
  • He speaks clearly → net konuşur

📘 Prepositions & Dependent Prepositions (Edatlar)

İngilizcede prepositions (edatlar), kelimeler arasındaki ilişkiyi gösterir: yer, zaman, yön, araç, sebep gibi.
Dependent prepositions ise bazı fiil/sıfatların yanında sabit gelen edatlardır.


📊 1. Prepositions (Temel Edatlar)

👉 Yer, zaman ve yön bildirir

🔹 Time (Zaman)

PrepositionKullanımÖrnek (EN)Türkçesi
inay / yıl / uzun sürein 20252025’te
ongün / tarihon MondayPazartesi günü
atsaat / anat 5 o’clocksaat 5’te

🔹 Place (Yer)

PrepositionKullanımÖrnek (EN)Türkçesi
iniçindein the roomodada
onüstündeon the tablemasanın üstünde
atbelirli noktaat the doorkapıda

🔹 Direction (Yön)

PrepositionKullanımÖrnek (EN)Türkçesi
toyönelmekgo to schoolokula gitmek
intoiçine doğrugo into the roomodaya girmek
from-den/-dancome from TurkeyTürkiye’den gelmek

📊 2. Dependent Prepositions (Bağımlı Edatlar)

👉 Bazı fiiller ve sıfatlar belirli preposition ile birlikte kullanılır


🔹 Verb + Preposition

YapıÖrnek (EN)Türkçesi
depend onI depend on you.Sana bağlıyım.
listen toI listen to music.Müzik dinlerim.
look atLook at me.Bana bak.
wait forI wait for you.Seni bekliyorum.
believe inI believe in you.Sana inanıyorum.

🔹 Adjective + Preposition

YapıÖrnek (EN)Türkçesi
interested inI am interested in music.Müziğe ilgim var.
good atShe is good at math.Matematikte iyidir.
afraid ofI am afraid of dogs.Köpeklerden korkarım.
famous forTurkey is famous for kebab.Türkiye kebabıyla ünlüdür.
proud ofI am proud of you.Seninle gurur duyuyorum.

🧠 Mantık

  • Preposition = ilişki kurar
  • Dependent preposition = ezberlenir (sabit kombinasyon)

👉 “good at” ❌ good in değil
👉 “interested in” ❌ interested on değil


🎯 Kısa Özet

  • in / on / at → zaman ve yer
  • to / into / from → yön
  • dependent prepositions → sabit kalıplar

⚡ Mini Örnek

  • I am good at football. → Futbolda iyiyim
  • I am interested in science. → Bilime ilgim var
  • I listen to music. → Müzik dinlerim

Anladım — bundan sonra tüm tablolarda her örnek için İngilizce cümle + Türkçe karşılığı birlikte olacak. Şimdi Word Formation’ı buna göre tamamen düzeltiyorum.


📘 Word Formation (Kelime Türetme)

Word Formation, bir kök kelimeden yeni kelimeler üretme sistemidir. Prefix (ön ek) ve suffix (son ek) ile kelimenin anlamı veya türü değişir.


📊 1. Prefixes (Ön Ekler)

PrefixAnlamÖrnek (EN)Örnek CümleTürkçesi
un-değil / tersunhappyShe is unhappy today.O bugün mutsuz.
in-/im-değilimpossibleIt is impossible to finish.Bitirmek imkansız.
dis-karşıtdisagreeI disagree with him.Onunla aynı fikirde değilim.
re-tekrarrewriteI will rewrite the text.Metni yeniden yazacağım.
pre-öncepreviewI watched the preview.Ön izlemeyi izledim.
mis-yanlışmisunderstandI misunderstood you.Seni yanlış anladım.

📊 2. Suffixes (Son Ekler)

🔹 İsim yapan ekler

SuffixÖrnek (EN)Örnek CümleTürkçesi
-erteacherMy teacher is kind.Öğretmenim nazik.
-oractorHe is a famous actor.O ünlü bir aktör.
-nesshappinessHappiness is important.Mutluluk önemlidir.
-mentdevelopmentDevelopment is fast.Gelişim hızlıdır.
-tioninformationI need information.Bilgiye ihtiyacım var.

🔹 Sıfat yapan ekler

SuffixÖrnek (EN)Örnek CümleTürkçesi
-fulbeautifulShe has a beautiful face.Güzel bir yüzü var.
-lessuselessThis tool is useless.Bu alet faydasız.
-ablereadableThis book is readable.Bu kitap okunabilir.
-iveactiveHe is very active.O çok aktiftir.
-ousdangerousThe road is dangerous.Yol tehlikelidir.

🔹 Zarf yapan ekler

SuffixÖrnek (EN)Örnek CümleTürkçesi
-lyquicklyHe runs quickly.O hızlı koşar.
-fullycarefullyShe drives carefully.O dikkatlice araba kullanır.

📊 3. Kelime Türü Değişimi

KökTürÖrnek (EN)Örnek CümleTürkçesi
createverbcreationThis is my creation.Bu benim yaratımım.
decideverbdecisionI made a decision.Bir karar verdim.
informverbinformationI gave information.Bilgi verdim.
developverbdevelopmentDevelopment is fast.Gelişim hızlıdır.
actverbactionHe took action.O harekete geçti.

📊 4. Verb → Noun

VerbNounÖrnek CümleTürkçesi
decidedecisionI made a decision.Bir karar verdim.
developdevelopmentDevelopment is fast.Gelişim hızlıdır.
informinformationI need information.Bilgiye ihtiyacım var.
actactionHe took action.O harekete geçti.
improveimprovementImprovement is clear.İyileşme açık.

📊 5. Verb → Adjective

VerbAdjectiveÖrnek CümleTürkçesi
createcreativeShe is very creative.O çok yaratıcı.
actactiveHe is active.O aktiftir.
useusefulThis tool is useful.Bu alet faydalı.
helphelpfulShe is helpful.O yardımseverdir.
carecarefulBe careful.Dikkatli ol.

📊 6. Adjective → Noun

AdjectiveNounÖrnek CümleTürkçesi
happyhappinessHappiness is important.Mutluluk önemlidir.
strongstrengthHe has strength.Onun gücü var.
poorpovertyPoverty is a problem.Fakirlik bir problemdir.
kindkindnessKindness is good.Nezaket iyidir.
safesafetySafety is important.Güvenlik önemlidir.

📊 7. Adjective → Adverb

AdjectiveAdverbÖrnek CümleTürkçesi
quickquicklyHe runs quickly.O hızlı koşar.
slowslowlyShe walks slowly.O yavaş yürür.
carefulcarefullyHe drives carefully.O dikkatlice sürer.
easyeasilyI solved it easily.Bunu kolayca çözdüm.
happyhappilyThey live happily.Onlar mutlu yaşar.

🎯 Kural Özeti

  • Prefix → anlam değiştirir
  • Suffix → kelime türünü değiştirir
  • Word formation → kelimeyi farklı role sokar

⚡ Mini Özet

  • unhappy → She is unhappy. / O mutsuz.
  • teacher → My teacher is kind. / Öğretmenim nazik.
  • quickly → He runs quickly. / O hızlı koşar.
  • happiness → Happiness is important. / Mutluluk önemlidir.

📘 Collocations (Sabit Kelime Birliktelikleri)

Collocations, İngilizcede bazı kelimelerin doğal olarak birlikte kullanılmasıdır.
Yani kelimeler gramer olarak doğru olsa bile, bazı kombinasyonlar “doğal” değildir.

👉 Örnek:

  • ✔ make a decision (doğru)
  • ✖ do a decision (yanlış)

📊 1. Do / Make Collocations

CollocationÖrnek Cümle (EN)Türkçesi
do homeworkI do my homework every day.Her gün ödevimi yaparım.
do businessThey do business together.Birlikte iş yapıyorlar.
do exerciseI do exercise in the morning.Sabah egzersiz yaparım.
make a decisionI made a decision quickly.Hızlıca bir karar verdim.
make a mistakeI made a mistake.Bir hata yaptım.
make moneyHe makes money online.İnternetten para kazanıyor.

📊 2. Have Collocations

CollocationÖrnek Cümle (EN)Türkçesi
have a breakLet’s have a break.Mola verelim.
have a good timeWe had a good time.İyi vakit geçirdik.
have a showerI have a shower every morning.Her sabah duş alırım.
have a conversationWe had a conversation.Bir konuşma yaptık.

📊 3. Take / Get Collocations

CollocationÖrnek Cümle (EN)Türkçesi
take a photoI took a photo.Fotoğraf çektim.
take a breakShe took a break.Mola verdi.
take responsibilityHe took responsibility.Sorumluluk aldı.
get readyI get ready for school.Okul için hazırlanırım.
get marriedThey got married.Evlentiler.

📊 4. Common Verb Collocations

CollocationÖrnek Cümle (EN)Türkçesi
make friendsI made friends easily.Kolayca arkadaş edindim.
keep promiseHe kept his promise.Sözünü tuttu.
pay attentionPay attention to me.Bana dikkat et.
catch a busI caught the bus.Otobüsü yakaladım.
miss a chanceI missed a chance.Bir fırsatı kaçırdım.

📊 5. Adjective Collocations

CollocationÖrnek Cümle (EN)Türkçesi
strong coffeeI like strong coffee.Sert kahve severim.
heavy rainThere was heavy rain.Şiddetli yağmur vardı.
fast foodI eat fast food.Fast food yerim.
deep sleepI had a deep sleep.Derin bir uyku uyudum.

📊 6. Natural Expression Collocations

CollocationÖrnek Cümle (EN)Türkçesi
ask a questionI asked a question.Bir soru sordum.
answer a questionShe answered the question.Soruyu cevapladı.
tell a storyHe told a story.Hikaye anlattı.
give adviceShe gave me advice.Bana tavsiye verdi.

🧠 Mantık

  • Collocation = doğal kelime eşleşmesi
  • Gramer doğru olsa bile yanlış olabilir
  • Ezber değil → kullanım alışkanlığıdır

🎯 Kısa Özet

  • make a decision ✔ (doğru)
  • do a decision ❌ (yanlış)
  • take a photo ✔
  • have a break ✔
  • get ready ✔

⚡ Mini Özet

  • do → görevler / işler
  • make → üretmek / oluşturmak
  • have → deneyimler
  • take → almak / başlatmak
  • get → durum değişimi

📘 Compound Nouns & Compound Adjectives (Birleşik İsimler & Sıfatlar)

Compound yapılar, İngilizcede iki veya daha fazla kelimenin birleşerek tek bir anlam oluşturmasıdır.
Bu yapılar günlük İngilizcede çok sık kullanılır.


📊 1. Compound Nouns (Birleşik İsimler)

👉 İki isim birleşir ve yeni bir “şey” ortaya çıkar

Compound NounÖrnek Cümle (EN)Türkçesi
toothbrushI need a toothbrush.Diş fırçasına ihtiyacım var.
homeworkI did my homework.Ödevimi yaptım.
footballHe plays football.O futbol oynar.
airportWe went to the airport.Havaalanına gittik.
bus stopI waited at the bus stop.Otobüs durağında bekledim.
websiteThis is my website.Bu benim web sitem.

🧠 Mantık

  • 2 isim → 1 yeni kavram
  • Genelde birlikte kullanılır, ayrı düşünülmez

📊 2. Compound Adjectives (Birleşik Sıfatlar)

👉 İki kelime birleşir ve bir ismi açıklar


🔹 Sayı + isim + sıfat

Compound AdjectiveÖrnek Cümle (EN)Türkçesi
five-starIt is a five-star hotel.Beş yıldızlı bir otel.
two-hourIt was a two-hour meeting.İki saatlik bir toplantıydı.
ten-year-oldHe is a ten-year-old boy.O 10 yaşında bir çocuk.

🔹 Sıfat + isim + -ed

Compound AdjectiveÖrnek Cümle (EN)Türkçesi
good-lookingHe is good-looking.O yakışıklı.
old-fashionedShe likes old-fashioned clothes.Eski moda kıyafetleri sever.
short-temperedHe is short-tempered.Çabuk sinirlenen biridir.

🔹 Noun + present participle (-ing)

Compound AdjectiveÖrnek Cümle (EN)Türkçesi
time-consumingThis task is time-consuming.Bu iş zaman alıcıdır.
life-changingIt was a life-changing experience.Hayat değiştiren bir deneyimdi.
record-breakingIt was a record-breaking event.Rekor kıran bir olaydı.

🧠 Mantık

  • Compound noun → isim + isim = yeni şey
  • Compound adjective → bir ismi tanımlar
  • Genelde tire (-) ile yazılır

📊 3. Compound vs Normal Yapı

YapıÖrnek (EN)Türkçesi
normala car parkbir araba parkı
compounda car parkotopark (tek kavram)
normala high buildingyüksek bir bina
compounda high-rise buildinggökdelen

🎯 Kısa Mantık

  • Compound noun → isim üretir
  • Compound adjective → isim açıklar
  • Birleşik yapı = tek anlam

⚡ Mini Özet

  • toothbrush → diş fırçası
  • bus stop → otobüs durağı
  • five-star hotel → 5 yıldızlı otel
  • time-consuming → zaman alıcı
  • life-changing → hayat değiştirici

📘 Linking Words & Discourse Markers (Bağlaçlar & Konuşma İşaretleyicileri)

Linking words, cümleleri ve fikirleri birbirine bağlamak için kullanılır. Discourse markers ise konuşmada akışı düzenler, vurgu yapar veya düşünce değiştirir.


📊 1. Addition (Ekleme)

Linking WordÖrnek Cümle (EN)Türkçesi
andI like tea and coffee.Çay ve kahveyi severim.
alsoShe is also a teacher.O aynı zamanda öğretmendir.
moreoverMoreover, it is expensive.Ayrıca pahalıdır.
in additionIn addition, I agree with you.Ek olarak sana katılıyorum.

📊 2. Contrast (Zıtlık)

Linking WordÖrnek Cümle (EN)Türkçesi
butI like tea but not coffee.Çayı severim ama kahveyi sevmem.
howeverHowever, it was difficult.Ancak zordu.
althoughAlthough it was late, I went out.Geç olmasına rağmen dışarı çıktım.
whereasHe is rich whereas I am poor.O zenginken ben fakirim.

📊 3. Cause & Reason (Sebep)

Linking WordÖrnek Cümle (EN)Türkçesi
becauseI stayed home because it rained.Yağmur yağdığı için evde kaldım.
sinceSince it is cold, I stayed inside.Soğuk olduğu için içeride kaldım.
asAs I was tired, I slept early.Yorgun olduğum için erken uyudum.
thereforeIt was late; therefore, I left.Geç oldu; bu yüzden ayrıldım.

📊 4. Result (Sonuç)

Linking WordÖrnek Cümle (EN)Türkçesi
soI was tired so I slept.Yorgundum bu yüzden uyudum.
thereforeIt was raining; therefore, we stayed.Yağmur yağıyordu, bu yüzden kaldık.
as a resultAs a result, he failed.Sonuç olarak başarısız oldu.
thusIt was late, thus I left.Geç oldu, bu yüzden ayrıldım.

📊 5. Sequence (Sıralama)

Linking WordÖrnek Cümle (EN)Türkçesi
firstFirst, we start.Önce başlıyoruz.
thenThen we eat.Sonra yiyoruz.
after thatAfter that, we leave.Ondan sonra çıkıyoruz.
finallyFinally, we finish.Sonunda bitiriyoruz.

📊 6. Example & Explanation

Linking WordÖrnek Cümle (EN)Türkçesi
for exampleFor example, I like music.Örneğin müziği severim.
such asI like sports such as football.Futbol gibi sporları severim.
in other wordsIn other words, he is rich.Başka bir deyişle o zengin.

📊 7. Discourse Markers (Konuşma İşaretleyicileri)

MarkerÖrnek Cümle (EN)Türkçesi
wellWell, I think so.Şey, sanırım öyle.
actuallyActually, I don’t agree.Aslında katılmıyorum.
in factIn fact, he is right.Aslında o haklı.
you knowYou know, it is difficult.Biliyorsun, bu zor.
anywayAnyway, let’s go.Neyse, gidelim.

🧠 Mantık

  • Linking words → cümleleri bağlar
  • Discourse markers → konuşmayı doğal yapar
  • Akıcı İngilizce = doğru linking words kullanımı

🎯 Kısa Özet

  • and / also → ekleme
  • but / however → zıtlık
  • because / therefore → sebep-sonuç
  • first / then → sıralama
  • for example → örnek
  • well / actually → konuşma akışı

⚡ Mini Özet

  • I was tired, so I slept. → Yorgundum, bu yüzden uyudum
  • Although it was late, I went out. → Geç olmasına rağmen çıktım
  • For example, I like tea. → Örneğin çayı severim
  • Well, I agree. → Şey, katılıyorum

📘 Formal vs Informal English (Register)

İngilizcede register, dilin ne kadar resmi veya günlük kullanıldığını ifade eder.
👉 Aynı anlam farklı ortamlarda formal (resmi) veya informal (günlük) şekilde söylenebilir.


📊 1. Genel Fark

TürKullanımÖrnek (EN)Türkçesi
Formalresmi yazı / iş / akademikI would like to inform you.Sizi bilgilendirmek isterim.
Informalarkadaş / günlük konuşmaI wanna tell you.Sana söylemek istiyorum.

📊 2. Kelime Dönüşümleri

FormalInformalÖrnek Cümle (EN)Türkçesi
requestaskI request your help. → I ask for help.Yardımınızı rica ediyorum / yardım istiyorum.
purchasebuyI purchased a car. → I bought a car.Araba satın aldım / aldım.
assisthelpI will assist you. → I will help you.Sana yardım edeceğim.
informtellI inform you. → I tell you.Sana bilgi veriyorum / söylüyorum.

📊 3. Cümle Yapıları

FormalInformalÖrnek Cümle (EN)Türkçesi
I would like toI want toI would like to go. → I want to go.Gitmek istiyorum.
I am unable toI can’tI am unable to come. → I can’t come.Gelemem.
It is necessary toYou need toIt is necessary to study. → You need to study.Çalışman gerekiyor.

📊 4. Kısaltmalar

FormalInformalÖrnek Cümle (EN)Türkçesi
do notdon’tI do not agree. → I don’t agree.Katılmıyorum.
cannotcan’tI cannot go. → I can’t go.Gidemem.
will notwon’tI will not come. → I won’t come.Gelmeyeceğim.

📊 5. Bağlaçlar

FormalInformalÖrnek Cümle (EN)Türkçesi
thereforesoIt was late, therefore I left. → It was late so I left.Geç oldu, bu yüzden gittim.
howeverbutIt was hard, however I tried. → It was hard but I tried.Zordu ama denedim.
in additionalsoIn addition, I agree. → I also agree.Ayrıca katılıyorum.

📊 6. Discourse (Konuşma Tarzı)

FormalInformalÖrnek Cümle (EN)Türkçesi
I would appreciate it ifPleaseI would appreciate it if you help me. → Please help me.Yardım ederseniz memnun olurum / lütfen yardım et.
It is important to noteNoteIt is important to note this. → Note this.Bunu not edin / önemli.
I would like to apologizeSorryI would like to apologize. → Sorry.Özür dilerim (resmi / günlük).

📊 7. Yazım Farkı (Email / Message)

FormalInformalÖrnek (EN)Türkçesi
Dear Sir/MadamHi / HeyDear Sir, → HiSayın / Merhaba
I am writing to informJust letting you knowI am writing to inform you. → Just letting you know.Sizi bilgilendiriyorum / sadece haber veriyorum.
Yours faithfullyBye / Take careYours faithfully → Take careSaygılarımla / görüşürüz

🧠 Mantık

  • Formal → iş, akademik, resmi yazı
  • Informal → arkadaş, günlük konuşma
  • Aynı anlam → farklı ifade tarzı

🎯 Kısa Özet

  • I would like to → I want to
  • Cannot → can’t
  • Therefore → so
  • Purchase → buy
  • Assist → help

⚡ Mini Özet

  • Formal = resmi, uzun, kibar
  • Informal = kısa, basit, günlük
  • Anlam aynı → stil farklı

📘 Hedging (Yumuşatma Dili)

Hedging, İngilizcede bir ifadeyi kesin ve sert söylemek yerine daha yumuşak, daha kibar ve daha belirsiz hale getirme yöntemidir.
Özellikle akademik yazı, iş dili ve resmi konuşmada çok kullanılır.

👉 Amaç: “%100 kesin” gibi görünmekten kaçınmak


📊 1. Modal Verbs ile Hedging

YapıÖrnek Cümle (EN)Türkçesi
mightIt might rain today.Bugün yağmur yağabilir.
couldHe could be right.O haklı olabilir.
mayShe may come later.Daha sonra gelebilir.
wouldI would say it is difficult.Bunun zor olduğunu söyleyebilirim.

📊 2. Adverbial Hedging (Zarflar)

YapıÖrnek Cümle (EN)Türkçesi
probablyHe is probably at home.Muhtemelen evdedir.
possiblyIt is possibly true.Muhtemelen doğrudur.
maybeMaybe he is busy.Belki meşguldür.
likelyIt is likely to rain.Yağmur yağması muhtemel.

📊 3. Expressions (İfadeler)

YapıÖrnek Cümle (EN)Türkçesi
I thinkI think it is true.Bence bu doğru.
I guessI guess he is right.Sanırım o haklı.
It seemsIt seems difficult.Zor görünüyor.
I supposeI suppose you are right.Sanırım haklısın.

📊 4. Quantifiers ile Hedging

YapıÖrnek Cümle (EN)Türkçesi
someThere are some problems.Bazı problemler var.
a fewI have a few ideas.Birkaç fikrim var.
severalSeveral students agreed.Birkaç öğrenci kabul etti.
manyMany people think so.Birçok insan öyle düşünüyor.

📊 5. Passive Hedging (Pasif Yumuşatma)

YapıÖrnek Cümle (EN)Türkçesi
It is said thatIt is said that he is rich.Onun zengin olduğu söyleniyor.
It is believed thatIt is believed that it works.Bunun işe yaradığına inanılıyor.
It appears thatIt appears that he is busy.Meşgul görünüyor.

📊 6. Academic Hedging

YapıÖrnek Cümle (EN)Türkçesi
tends toPeople tend to agree.İnsanlar genelde katılma eğiliminde.
suggestsThe study suggests improvement.Çalışma gelişme olduğunu gösteriyor.
indicatesIt indicates a problem.Bir problem olduğunu gösteriyor.

🧠 Mantık

  • Hedging = kesinlik azaltma
  • Daha kibar, daha bilimsel, daha güvenli ifade
  • “%100 doğru” demek yerine “muhtemelen / olabilir” demek

🎯 Kısa Özet

  • might / could / may → ihtimal
  • probably / possibly → olasılık
  • I think / I guess → kişisel görüş
  • it is said that → dolaylı ifade
  • tends to / suggests → akademik dil

⚡ Mini Özet

  • It might rain. → Yağmur yağabilir
  • I think he is right. → Bence o haklı
  • It is said that… → Söyleniyor ki…
  • It is likely to happen. → Olması muhtemel

📘 Functional Language (İşlevsel Dil)

Functional language, İngilizcede günlük hayatta belirli bir amacı gerçekleştirmek için kullanılan kalıplardır.
👉 Yani “ne söylendiği” değil, ne yapıldığı (istek, teklif, öneri, şikayet, izin vb.) önemlidir.


📊 1. Asking for Information (Bilgi Sorma)

YapıÖrnek Cümle (EN)Türkçesi
Could you tell me…?Could you tell me the time?Saati söyleyebilir misiniz?
Do you know…?Do you know where he is?Onun nerede olduğunu biliyor musun?
I was wondering…I was wondering if you are free.Boş olup olmadığını merak ediyordum.

📊 2. Making Requests (İstek / Rica)

YapıÖrnek Cümle (EN)Türkçesi
Can you…?Can you help me?Bana yardım eder misin?
Could you…?Could you open the door?Kapıyı açabilir misin?
Would you mind…?Would you mind waiting here?Burada bekler misiniz?

📊 3. Giving Suggestions (Öneri Verme)

YapıÖrnek Cümle (EN)Türkçesi
You should…You should study more.Daha çok çalışmalısın.
How about…?How about going out?Dışarı çıkmaya ne dersin?
Why don’t we…?Why don’t we eat?Neden yemek yemiyoruz?

📊 4. Making Offers (Teklif)

YapıÖrnek Cümle (EN)Türkçesi
Would you like…?Would you like tea?Çay ister misiniz?
Can I…?Can I help you?Sana yardım edebilir miyim?
Shall I…?Shall I open the window?Camı açayım mı?

📊 5. Giving Opinions (Fikir Bildirme)

YapıÖrnek Cümle (EN)Türkçesi
I think…I think it is good.Bence bu iyi.
In my opinion…In my opinion, it is wrong.Bana göre bu yanlış.
I believe…I believe he is right.Ona inanıyorum, o haklı.

📊 6. Agreeing & Disagreeing (Katılma / Katılmama)

YapıÖrnek Cümle (EN)Türkçesi
I agreeI agree with you.Sana katılıyorum.
I don’t agreeI don’t agree.Katılmıyorum.
Exactly!Exactly!Aynen!
I see your point, but…I see your point, but I disagree.Ne demek istediğini anlıyorum ama katılmıyorum.

📊 7. Apologizing (Özür Dileme)

YapıÖrnek Cümle (EN)Türkçesi
I’m sorryI’m sorry for being late.Geç kaldığım için özür dilerim.
I apologizeI apologize for the mistake.Hata için özür dilerim.
It’s my faultIt’s my fault.Bu benim hatam.

📊 8. Complaining (Şikayet Etme)

YapıÖrnek Cümle (EN)Türkçesi
I’m not happy with…I’m not happy with the service.Hizmetten memnun değilim.
This is unacceptableThis is unacceptable.Bu kabul edilemez.
I would like to complainI would like to complain.Şikayet etmek istiyorum.

🧠 Mantık

  • Functional language = amaç odaklı dil
  • Günlük konuşma + resmi iletişimde kullanılır
  • Ezber değil → kalıp öğrenilir

🎯 Kısa Özet

  • Could you…? → rica
  • How about…? → öneri
  • I think… → fikir
  • I agree → katılma
  • I’m sorry → özür
  • I would like to… → kibar istek

⚡ Mini Özet

  • Can you help me? → Bana yardım eder misin?
  • How about going out? → Dışarı çıkmaya ne dersin?
  • I think it is good. → Bence iyi
  • I’m sorry. → Özür dilerim

📘 Writing Skills (Coherence & Cohesion)

Coherence & Cohesion, İngilizce yazıda fikirlerin mantıklı sıralanması ve cümlelerin birbirine düzgün bağlanmasıdır.
👉 Coherence = anlam akışı
👉 Cohesion = dilsel bağlantı (bağlaçlar, referanslar)


📊 1. Coherence (Mantıklı Akış)

ÖzellikÖrnek Cümle (EN)Türkçesi
Clear ideaI woke up early. Then I studied.Erken uyandım. Sonra ders çalıştım.
Logical orderFirst I cooked, then I ate.Önce yemek yaptım, sonra yedim.
Topic unityThe text is about health.Metin sağlık hakkındadır.

📊 2. Cohesion (Bağlantı Kurma)

Bağlaç / YapıÖrnek Cümle (EN)Türkçesi
andI like tea and coffee.Çay ve kahveyi severim.
butI tried but failed.Denedim ama başaramadım.
becauseI stayed home because it rained.Yağmur yağdığı için evde kaldım.
thereforeIt was late; therefore, I left.Geç oldu, bu yüzden ayrıldım.

📊 3. Reference Words (Referans Kelimeler)

YapıÖrnek Cümle (EN)Türkçesi
itThe book is good. It is interesting.Kitap iyi. O ilginç.
this/thatThis is important.Bu önemlidir.
theyStudents study hard. They pass exams.Öğrenciler çok çalışır. Onlar sınavı geçer.

📊 4. Linking Devices (Bağlantı Araçları)

TürÖrnek Cümle (EN)Türkçesi
additionIn addition, I agree.Ek olarak katılıyorum.
contrastHowever, it is difficult.Ancak zor.
resultAs a result, he failed.Sonuç olarak başarısız oldu.
exampleFor example, I like sports.Örneğin sporları severim.

📊 5. Paragraph Structure (Paragraf Yapısı)

BölümÖrnek Cümle (EN)Türkçesi
Topic sentenceThis essay is about education.Bu makale eğitim hakkındadır.
Supporting ideaEducation is important.Eğitim önemlidir.
ExampleFor example, schools help students.Örneğin okullar öğrencilere yardımcı olur.
ConclusionIn conclusion, education is necessary.Sonuç olarak eğitim gereklidir.

📊 6. Sentence Flow (Cümle Akışı)

YapıÖrnek Cümle (EN)Türkçesi
first / thenFirst I studied, then I slept.Önce çalıştım, sonra uyudum.
after thatAfter that, I went out.Ondan sonra dışarı çıktım.
finallyFinally, I finished.Sonunda bitirdim.

🧠 Mantık

  • Coherence = mantıklı sıra
  • Cohesion = bağlaç + referans
  • İyi writing = fikir + bağlantı + akış

🎯 Kısa Özet

  • First / then → sıralama
  • because / therefore → neden-sonuç
  • however / but → zıtlık
  • it / this / they → referans
  • for example → örnek

⚡ Mini Özet

  • First I studied. → Önce çalıştım
  • However, it was hard. → Ancak zordu
  • For example, schools help. → Örneğin okullar yardımcı olur
  • In conclusion, it is important. → Sonuç olarak önemlidir

📘 Repetition & Paraphrasing (Tekrar & Yeniden İfade Etme)

Repetition ve paraphrasing, İngilizce yazıda aynı fikri tekrar etmeden farklı şekilde ifade etme becerisidir.
👉 Özellikle IELTS, TOEFL ve akademik writing için çok önemlidir.


📊 1. Repetition (Tekrar)

👉 Aynı kelime veya fikir gereksiz şekilde tekrar edilir (genelde kötü yazım)

Örnek (EN)TürkçesiNot
I like music. Music is important.Müziği severim. Müzik önemlidir.Tekrar var (zayıf yazım)
The problem is big. The problem is serious.Problem büyük. Problem ciddi.Aynı kelime tekrar edilmiş

📊 2. Paraphrasing (Yeniden İfade Etme)

👉 Aynı anlamı farklı kelimelerle söylemek

Orijinal (EN)Paraphrase (EN)Türkçesi
I like music.I enjoy listening to songs.Müziği severim.
The problem is big.The issue is serious.Problem ciddidir.
He is very smart.He is highly intelligent.O çok zekidir.

📊 3. Synonyms (Eş Anlamlılar)

KelimeAlternatifÖrnek Cümle (EN)Türkçesi
importantsignificantEducation is important → Education is significantEğitim önemlidir
biglarge / hugeA big problem → A large problemBüyük problem
goodexcellentIt is good → It is excellentİyi / mükemmel

📊 4. Sentence Change (Cümle Dönüştürme)

Orijinal (EN)Paraphrased (EN)Türkçesi
He is very tired.He is extremely exhausted.O çok yorgun.
She is happy.She feels joyful.O mutlu hissediyor.
The task is difficult.The task is challenging.Görev zordur.

📊 5. Word Form Change (Kelime Türü Değiştirme)

OrijinalParaphraseÖrnek Cümle (EN)Türkçesi
decidedecisionI made a decision.Bir karar verdim.
improveimprovementThere is improvement.Gelişme var.
createcreationThis is my creation.Bu benim yaratımım.

📊 6. Passive Paraphrasing

Active (EN)Passive (EN)Türkçesi
People use smartphones.Smartphones are used by people.İnsanlar telefon kullanır.
Scientists discovered it.It was discovered by scientists.Bilim insanları keşfetti.

🧠 Mantık

  • Repetition → kötü yazım (tekrar)
  • Paraphrasing → iyi yazım (çeşitlilik)
  • Aynı anlam = farklı ifade

🎯 Kısa Özet

  • I like music → I enjoy music
  • big → large / huge
  • important → significant
  • He is smart → He is intelligent
  • Active → Passive dönüşüm de paraphrasingdir

⚡ Mini Özet

  • Repetition ❌ → aynı kelimeyi tekrar etme
  • Paraphrasing ✔ → farklı kelimelerle aynı anlam
  • good writing = variety + synonym + structure change

🧩 Linking Words (Discourse Markers)

Linking words, İngilizcede cümleleri ve fikirleri birbirine bağlayan kelime veya ifadelerdir. Yazıyı daha akıcı, anlaşılır ve mantıklı hale getirir.

Kategoriİngilizce BağlaçTürkçesiKullanım AmacıÖrnek
Zıtlık (Contrast)howeverancak / fakatİki fikri karşılaştırmaI wanted to go; however, I was tired.
Zıtlık (Contrast)on the other handdiğer yandanAlternatif görüş sunmaOnline learning is flexible. On the other hand, it can be isolating.
Zıtlık (Contrast)although / even though-masına rağmenİki fikri bağlamaAlthough it was late, he continued studying.
Ek bilgi (Addition)in additionayrıcaYeni fikir eklemeIn addition, this method is cheaper.
Ek bilgi (Addition)moreoverüstelikGüçlü ek bilgi vermeThe system is fast; moreover, it is secure.
Ek bilgi (Addition)furthermoredahasıAkademik eklemeFurthermore, results show improvement.
Sonuç (Result)thereforebu yüzdenSonuç belirtmeHe didn’t study; therefore, he failed.
Sonuç (Result)as a resultsonuç olarakSebep-sonuçIt rained heavily; as a result, the match was canceled.
Sebep (Cause)becauseçünküNeden belirtmeI stayed home because I was sick.
Sebep (Cause)due tonedeniyleResmi nedenThe flight was delayed due to fog.
Örnek (Example)for exampleörneğinÖrnek vermeMany fruits, for example apples, are healthy.
Örnek (Example)for instancemeselaÖrnek vermeSome animals, for instance lions, are predators.
Açıklama (Clarification)in factaslındaNetleştirmeIn fact, he already knew the answer.
Açıklama (Clarification)actuallyaslında / gerçekteDüzeltme veya vurguActually, I don’t agree.
Ekstra vurgu (Emphasis)indeedgerçektenGüçlü doğrulamaThe task is indeed difficult.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir